nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Örgü Çanta



           











   Mübarek Berat Gecemizin, hayırla, hayırlı  dualarla, günahlarımızın affıyla ve huzurla geçmesini dilerim.Her daim Sana sığınıyoruz Yarabbim, bizi doğru yolundan ayırma , bizi herkesin, her şeyin hayırlısıyla karşılaştır, her an yardımcımız  ol  Allahım. Amin.



                             

                          Merhabalar,

  Çantamı öreli üç hafta kadar oldu. Astarlaması, dikmesi , fotoğraflaması derken ancak paylaşabiliyorum. Kullanırım umarım. Şimdilik sevdim ama biraz küçük gibi geliyor, göz kararı örünce tam ayarlayamadım sanki, olmadı yünlerim, el işlerim için olur. 
























Selam ve sevgiler gönlü güzel gönülden arkadaşlarım...

2 Mayıs 2017 Salı

Gelecekten Anı

















    Günlerden bir gün hafif bir rüzgar esiyor, sabah güneşi düşmüş bahçeme. Kahvenin kokusu  toprak kokusuna karışmış. Çimleri sulayan fıskiyeden arada bir gelen su taneleri tenime değdikçe gülümsüyorum.


     Masada beyaz papatyalar pırıl pırıl , zaten tüm bahçeme de beyaz çiçekler serilmiş, yemyeşil çimenleri çevrelemiş  yaz kış yemyeşil ağaçlar.  Bir köşesinde kiraz ağacı çiçeklenmiş, altında bir tekini bile koparmaya kıyamadığım sıra sıra gelincikler. Gözüm papatyalarda ve vazonun altındaki bu örtüde. Elimi uzatıp kırışıklığını düzeltiyorum,   seviyorum  aslında. Elim, örtü ve kalbim arasında bir an canlanıyor. Yine  sabah güneşinin yüzüme vurduğu bir günde kahvemi yudumlarken  bu anı hayal ederek nasıl ilmek ilmek  ördüğümü hatırlıyorum.

      Ben ördüm, hayalini kurdum, kenara koydum,  hatta bir anı gibi hem yüreğime hem buraya yazdım. Gerisi  nasip, hayırlısı Allah 'tan.

















Model Kaynak : Anabeliahandmade.blogspot


2 Nisan 2017 Pazar

Leblebiden Kurabiye


 






Merhabalar güzel arkadaşlarım,  harika bir hafta olması dileklerimle .

        Kurabiye tarifimi yazacağım ama öncelikle size bir şey sormak istiyorum. Meltemin evi arkadaşımız Meltem bloğunu mu kapattı bilginiz var mı ? Kendisine ne blogtan ne instagramdan ne de mail adresiyle ulaşabiliyorum. Bloğuna davetli değilsiniz diyor, İnstagram hesabı yok, sanırım kapattı, maille de ulaşamadım sanırım onu da kapatmış. Merak ediyorum çok, hiç habersiz aramızdan tamamen ayrılmış olması endişelendiriyor. Bir bilginiz varsa ve de paylaşmanız da sakınca yoksa lütfen yazın.
      Bu yazımı okuyorsan Meltem lütfen bir haber ver. Tekrar aramızda olmanı çok isterim hiç olmazsa  bir haberini almayı.

.........................................................................................................................



Bu kurabiye tarifini kardeşim verdi o da arkadaşından almış. " Mutlaka yap ablacığım, çok güzel oluyor" dedi. Yaptım ve gerçekten çok güzel oldu.


1,5 bardak leblebi unu . (Yine  1,5 bardak  leblebiyi rondodan geçirerek elde ettim. )
1 bardak sıvı yağ
1 bardak pudra şekeri
aldığı kadar un.

 Leblebi unu şeker ve sıvı yağı karıştırıyoruz azar azar unu ekleyip hamur halıine gelince minik minik yuvarlaklar yapıp 180 derece sıcaklıktaki fırında üzeri çatlamaya başlayana  kadar pişiriyoruz. Kızarmasını beklemeye gerek yok, üzeri çatlasın yeterli.














Bereketi Bol Olsun. Sevgiyle Kalın...



31 Mart 2017 Cuma

Telefon Standı











    Eskiden ne güzel okurdum bir tarifi ya da defterime yazardım üç gün sonra bir daha hiç bakmadan yapıverirdim. Ne olduysa oldu 40 yaşımı geçtikten sonra , değil üç gün  üç dakika sonra unutuyorum . Bir tarif yapacağım dönüp dönüp bakıyorum. Sağ olsun instagram çıktığından beri de bütün tarifler hem de videolu olunca telefonda kayıtlı. İzle izle yap keyfine doyum olmuyor. Zaten bu yüzden de hafızamızı kullanamıyoruz ya neyse:))
    
    İşte ben de alıyorum telefonumu ya mutfak dolabının içine koyuyorum o zaman da açık kapağı unuttuğumda başımı çarpıyorum :)) ya da tezgahın üzerine bir köşeye bırakıyorum ki o zaman da eşim " Telefonun üzerine su gelecek,  üzerine bir şey düşecek" deyip rahat bırakmıyor :)
    
     En sonunda yaptım kendime bir telefon standı mı desem, telefonluk mu desem, telefon tutacağı mı desem uzaar gider  işte öyle bişey. Oh çok rahatmış. Eşim rahat, ben rahat, telefon rahat. Hazır olanlarından daha güzel oldu sanki. Mis mis. Mini fırın üzerinde çiçeklerimin arasında yer  de buldu kendine :) Tavsiye ederim gerçekten, iki parça tahta, iki menteşe tamam.
     
     
















































 ÖCE yazısını  A4 ' e çıktı aldım. Kenarlarını ocakta yaktım. Granül kahveyi eritip kağıdı renklendirdim :)