6 Ocak 2018 Cumartesi

Örgü Paspas









  




    Bazen sadece yapmak istersin,  gereksizce, anlamsızca, öylesine... Almak , yapmak, gitmek, okumak, örmek. 
    Geçen hafta öyle oldu bir sıkıntı, bir tuhaflık, çıktım evden yürüdüm yürüdüm, epey uzak bir markete gittim, dönerken yoruldum, bir parka girdim. İçim nasıl dolu, bilmiyorum öyle dolu öyle dolu ki darlamaya başladı nefesimi. Dedim sen otur burada açık hava rahatlarsın. Banklar da ıslak sabah yağmur yağmış. Çıkardım mendil paketini bi iki taneyle kuruladım , kirlileri poşetlerin yanına koydum giderken atarım, pakette elimde oturuyorum. Hafif rüzgar iyi geldi, gözlerimi kapattım, o anda kuşların cıvıltısını fark ettim. Rüzgar da yağmurun kokusunu getiriyor oh mis. Gelen geçen ayak sesleri umurumda değil:) Dedim ki kendi kendime rahatla, bak şimdi omuzlarında şal, elindeki   mendil paketi değil kahve kupası, ağaçlı , çiçekli bahçende oturuyorsun, Allah'ım öyle güzel ki o rüzgarı hissede hissede içim rahatlamaya başladı. Bak dedim hatta evin hem ağaçların ortasında, hem deniz kenarında bak bak tam orada karşında deniz var dedim, açtım gözlerimi inanın bi an denizi gördüm. Oh dedim bacaklarımı uzattım tam böyle gerinme gibi bir harket yapıcam tam o anda ayağımı uzatır uzatmaz şak ayakkabımın üzeri bembeyaz, başımı kaldırdım ağaçta cıvıl cıvıl cıvıldayan kuş, yok yok kuş değil o:) O kadar büyük bir şey yapabilmesi için öyle güzel cıvıldamaması lazım o başka bişey olmalı ... Ancak deve kuşu falan olabilir:))
    Kendi kendime bir gül, bir gül işte dedim o kadar hayal kurarsan olacağı budur: İçine ederler:))  Yolda eve gelinceye kadar deli gibi güldüm. Aklıma geldikçe hala da gülüyorum.
    İşte öyle o gün başlamıştım bu paspası hiç gereği yokken sadece farklı bişeyler olsun diye, bakalım hayırlısı o gün yürümüştüm uzun uzun, dün yine yürüdüm, bu gün de nasip olursa yürüyeceğim , bilmiyorum belki bir paspas daha örerim...

   Böyle yazdım yazımı sabah tam paylaşmadan bi iki fotoğraf daha çekmek istedim o arada şu mısralar denk geldi okudum. Hani derler ya bazen bir kaç kelime öyle tesir eder öyle tesir eder ki şaşarsın , öyle işte ruha şifa derecesinde iyi geldi bu beyiti okumak. Kalktım limonlu kurabiye yaptım, kısır yaptım, maaile yedik içtik,  dönüp dönüp tekrar okuyorum,  la tahzen   diyorum...  

La tahzen (Üzülme )


La tahzen. ( Üzülme ) Çünkü hüzün düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.

La tahzen. ( Üzülme )  Çünkü hüzün kaybolanları geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiç bir fayda getirmez.

 La tahzen. ( Üzülme ) Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.

La tahzen. ...
...
...

La tahzen. ( Üzülme ) Her zorlukla birlikte kolaylık vardır.  İnşirah Suresi 5.  ayeti ) Kolaylık zorluk zannetiğimiz şeyin ta kendisidir. 

La tahzen ( Üzülme )




Hz. Mevlanın türbesinin girişinin üzerinde yazan beyitten alıntı.

























    Örerken halının üzerine serip serip ayarladım. Kenarları gayet muntazam görünüyordu. Böyle sert zeminde olmadı nedense, kenar oyasını söküp tekrar yapmalıyım :)